Bir Şampiyonluk Öyküsü PDF Yazdır

Osmaneli'nde derin izler bırakır Sakarya;
Kıvrım kıvrım kavislerle ikiye böler Osmaneli'ni ve derin izler bırakır.
Herkes bilir ya bilmeyenlere söyleyelim, Eskişehirdir doğum yeri Sakarya'nın.
Eskişehir'de doğar, her geçtiği yerde olduğu gibi kıvrımlarıyla imzasını atar Osmaneli'ne

Ve uzanır gider yeni ufuklara.

Ve bir gün başka Sakaryalar geldi buluştu Osmaneli'nde..

Türk Taekwondo tarihinde derin izler bırakmak üzere...

 

 

 

 

 

 

 

 

Sanırım anladınız Mesur DÜŞ ve Esra KALEM'i kastettiğimizi.
Her ikisi de Eskişehirli olan Mesur Hoca ve Esra, Bilecik'in  spor   tarihine büyük ve silinmez bir iz bıraktıktan sonra
Sakarya gibi uzanıp yeni izler bırakmak, yeni imzalar atmak üzere  yollarına devam etmektedirler.

 

İlk izleri, ilk imzalarıydı Türkiye Şampiyonluğu.
Sayısız turnuvadan sayısız madalya ile dolu 4 yıllık bir çalışmanın sonunda Nisan ayında yapılan Türkiye Şampiyonasından Altın Madalya ile döndüler.

Ve biz inanıyoruz ki bu henüz başlangıç..
İlk imza gibi, Sakaryanın ilk kıvrımı, ilk izi gibi.


2005 Yılı Şubat ayında başladı öykü.

Her hafta sonu Mesur Hoca Eskişehir'den Osmaneli'ne geldi.

Sakaryanın membaından Sakaryanın derin izleri ile dolu bu diyara yeni pınarlar bulmak üzere.

3 Yıl boyunca aralıksız ve bıkmadan her hafta gelip gitti.

Herbiri Sakarya olmaya namzet pınarları görünce Osmaneli'ne yerleşmeye karar verdi.

Anlamlı bir tarihti, 29 Ekim 2008.

Gördü ve inandı ki işlenmeye değer cevherler, yol verilmeye değer pınarlar var.

İşinin ehli ellerde işlendiğinde altına dönüşecek cevherler, Sakarya'ya dönüşecek pınarlardı bunlar.

Azimle çalıştı herbiri, onlar çalıştıkça Mesur Hoca ümitlendi;

Mesur Hoca ümitlendikçe onlar çalıştı.

Azimle ve yılmadan, o turnuva senin bu turnuva benim 40 tan fazla maça katıldılar.

Madalyalarla dönmeye başladılar bir zaman sonra.

Pınarlara Bilecik dar gelmeye başladı, önce bölgesel dereceler ve ardından takım halinde Türkiye dereceleri ile sanki yeni ufukların işaretlerini vermeye başladılar.

Ve paylaştı etrafıyla ümitlerini Mesur Hoca.

Şampiyonlar çıkacak Osmaneli'nden dedi hep.

Türkiye Şampiyonu, Avrupa şampiyonu.

İnandı, inancını etrafına yaymaya çalıştı.

Doğrusu ya çoğu dudak büktü, gayriihtiyari "İnşaallah" dedi.

Eskişehirde çalıştığı süre içinde çok sayıda şampiyon yetiştirmişti Mesur Hoca.

Avrupa ve Dünya Şampiyonalarına katılan birçok sporcuda emeği, alınteri vardı onun.

Sakarya Membaının çocuğuydu o, tanırdı, bilirdi ilerde çağlayan olacak pınarları.


İnandıkları, ısrarla söyledikleri, 2009 yılında gerçekleşmeye başlayınca haklılığı anlaşıldı.

Bir önceki seneden gelen işaretlerle gittiler yeni şampiyonalara,

2008 den belliydi fışkıracak coşkun pınarlar;

Elifler, Emeller, Esralar, Şevvaller, Kübralar, Süleymanlar, Umutlar, Alperenler..

Herbiri ayrı azim, ayrı çalışkanlık abidesi, herbiri ayrı bir öykü mevzuu  pırıl pırıl çocuklarımız.

Herbiri coşkunca kaynağından fışkırmayı, yolverilince doludizgin yeni ufuklara koşmayı bekleyen yavrularımız.

Ama biri fırladı içlerinden, "durun!" dedi "önce ben.."

Mesur Hocanın özveri ile inanç ile yol verdiği ilk fışkıran pınar oldu Esra KALEM.

Nisan yağmurlarının coşturduğu Sakarya oldu, dolu dolu aktı Marmaris'te.

Osmaneli'nin, Bilecik'in ve Sakarya'nın mührünü bastı altın tekmeleriyle Türkiye Şampiyonasında.

Hakkı olan Altın Madalya ile geldi evine.

Bir ay sonra hemen tüm illerin 2-3 sporcu ile temsil edildiği Milli Takım seçmelerinde 4 sporcu ile temsil edildi Bilecik.

Mesur Hocanın emekleri, alınteri, inancı ve azmi meyveye durmuştu.

Osmaneli gibi küçük bir ilçe için rekor denilecek bir başarıydı bu.

Diğer 3 pınarımızın da dolu dizgin fışkırması yakındı ama Esra KALEM tutulmaz olmuştu artık.

Kabına sığmaz Sakarya misali, bu sevimli kızımız tüm bentlerini yıkmış akıp gidiyordu.

Osmaneli dar geleli çok olmuştu ya artık Bilecik ve Türkiye'de dar gelir olmuştu ona.

Ve öykümüzün sonu -yukarıda yazmıştık aslında başlangıcı- ;

Osmaneli'nden çıkan ilk Sakarya'nın, gözbebeğimiz Esra'nın şimdi artık durağı Hırvatistan.

26-28 Haziran 2009 Tarihleri arasında kalbimiz, gönlümüz, gözümüz ve kulağımız Hırvatistan'da olacak.

Yıldızlar Avrupa Şampiyonasında Ülkemizi temsil edecek Esra KALEM, Al Bayrağımızı göndere çektirmek için ter dökecek.

Son bir ayını yoğun bir şekilde kampta geçiren Esra halen Ankara'da Milli Takımla beraber kampta son çalışmalarını yapıyor.


İnanıyoruz ki Sakarya'nın kızı Ay-Yıldızlı bayrağımızı hakkı ile temsil edecektir.

Şimdiden gururumuz, onurumuz baş tacımız oldu.

Alacağı derece her ne olursa olsun o zaten bizim, Osmaneli'nin tüm Bilecik'in gönüllerdeki şampiyonu.

Bizlere bu gururu yaşattığın için şimdiden sana teşekkür ediyoruz Esra.

Ve sana da teşekkürler ediyoruz Mesur Hoca;

Çektiğin sıkıntılara aldırmadın, yılmadın, pes etmedin; hep ümit verdin, hep özveride bulundun; inandın, bizleri de inandırdın.

Ve size de teşekkür ediyoruz Esra'nın ailesi; babası, annesi, ablası Elif ve tatlı kardeşi Esma. Hepinize teşekkürler.

Pırlanta misali bu çocuğu yetiştiren, büyüten, destek veren, emek veren ve biliyoruz ki şu anda hasret çeken.

Sizin gururunuz bizim gururumuz oldu.

Sizin hasretiniz de bizim hasretimiz.


Teşekkürler Esra'nın tüm arkadaşlarına, onunla beraber çalışan, onunla beraber oynayan tüm pınarlara, tüm Sakarya olmaya aday Taekwondocularımıza.

Ve yine teşekkürler emeği geçen herkese,

Başta İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere, Halk Eğitim Müdürlüğüne, Osmanelispor Klubüne, tüm velilere ve gönülleriyle, dualarıyla destek olanlara.